AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Bütünleşik Havza Yönetimi

Tarih : 31 Ocak 2017

Ayşegül Tanık

Prof. Dr. Ayşegül TANIK
İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

GİRİŞ

Hızlı nüfus artışı, kentleşme, artan su ihtiyacı, su kirliliği, kuraklık/taşkınlar, çölleşme, ormansızlaşma, noktasal, yayılı ve doğal kirletici kaynaklar, ekosistemlerin bozulması ve iklim değişikliği gibi faktörlerin etkisi ile su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı dünya gündeminde ön sıralarda yer almaktadır. Su kaynakları; sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturmakta ve bu kaynakların sürdürülebilir gelişimi ile yönetimi esas olmaktadır. Su kaynaklarının bütünleşik anlayış ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde yönetimi ise havza ölçeğinde olması 1980’lerden sonraki dönemde uluslararası anlamda kabul görmüştür. Ülkemizin 25 akarsu havzası Şekil 1’de gösterilmektedir.

Havza Örnekleri

Günümüzde başta su ve toprak olmak üzere tüm doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımlarının ekosistem bütünlüğünde planlanmasının sağlanması için ‘havza’ en elverişli birim ve uygun bir ölçek olarak kabul edilir (Tanık, 2015). Şekil 2’de ülkemizdeki 25 havzadan biri olan Büyük Menderes Havzası, Şekil 3’de ise ülkemizin en uzun akarsuyunun havzası olan Kızılırmak Havzası örnek havzalar olarak gösterilmektedir.

Her 2 şekilden de görüldüğü üzere, havzalar birçok il tarafından paylaşılmakta olup, her bir ilin havzalardaki katkısı değişkendir. Buradan da anlaşılacağı üzere havzalar hidrolojik sınırlara sahipken, il ve ilçeler siyasi sınırlarla çevrilmişlerdir. Bu denli karmaşık yapıların yönetiminin de hem yeni konular olması dolayısıyla hem de birçok farklı idari yapıları bünyesinde barındırmaları nedeniyle oldukça zor olduğu söylenebilir.

Şekil 4’te verilen Tuna Nehir Havzası örneğinde ise, bu kez havzanın birçok ülke tarafından paylaşıldığı görülmektedir. Bu durumda AB’ye üye olan/olmayan/adaylık sürecinde olan farklı sosyo-ekonomik ve hukuki altyapıya sahip 19 ülkenin topraklarının belirli kısımlarının havza içerisinde yer alması yönetimi zorlaştırmaktadır. İsviçre ve Moldova gibi ülkelerin ise en küçük paydaşlar olduğu söylenebilir. Tuna Nehri Havzası, Bütünleşik Havza Yönetiminin etkin ve işler olduğu en önemli havzalardan biridir (Url-3). Tuna Nehri Havzası ülkeleri daha çok su kirliliği, küresel ısınma, toprak ve su koruma konularını amaçlayan havza rehabilitasyon projeleri yapmaktadır. Tuna Nehri Havzası, paylaşımcı bütün ülkelerin taraf olduğu bir havza komisyonu tarafından yönetilmektedir. Bu anlamda sektörel su tahsisi ve su kalitesinin izlenmesi gibi, Tuna Nehri üzerinde yapılacak tüm yatırımları ve Nehrin geleceğine yönelik verilen tüm kararları, bu komisyon belirlemektedir. Tuna Nehri Havzası’nın yanı sıra AB Su Çerçeve Direktifi uyarınca, AB sınırları içerisindeki tüm nehir havzaları hazırlanan yönetim planlarına göre havza komisyonları tarafından yönetilmektedir.

BÜTÜNLEŞİK HAVZA YÖNETİMİNİN (BHY) HEDEFLERİ VE AŞAMALARI

BHY’nin 4 ana hedefi holistik bakış açısı ile yönetimi mümkün kılabilmektedir (Şekil 5). Bu bağlamda temel işlev havzadaki doğal kaynakların belirlenmesi diğer bir deyişle, havzanın karakterizasyonunun ortaya konması; böylelikle arazi kullanımı açısından herhangi bir sektörel bazda çelişki saptanması durumunda giderilmesine odaklanılmalıdır.  Elbette bu anlayışta,  başta su ve toprak olmak üzere tüm doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı esastır. Havzaların oluşumunda birçok idari yapılanma (il, ilçe, köy) bulunduğundan gerçekleştirilecek faaliyetlerin ve geliştirilecek politikaların koordinasyonunun sağlanması da diğer hedefler kadar önem arz etmektedir. Bu bakış açısında olmazsa olmaz bir diğer hedef ise, BHY genelinde halkın süreçlere katılımıdır. Havzada gerçekleştirilecek herhangi bir strateji, uygulama ve/veya iyileştirme aşamalarında havzada odak nokta halk olmalıdır. Halk; havzadaki karar verici konumunda olan yerel idareciler, belediyeler, kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, STK, meslek odaları, çiftçiler, özel sektör, eğitim kurumları, kadın, genç, çocuk vb. tüm kesimlerden temsilcilerdir.

BHY’nin etkin ve başarılı olması ancak bu 4 hedefe ulaşmakla mümkündür. Birinin eksik ve/veya yetersiz kalması durumunda havza yönetimi bütünleşik anlamda gerçekleşemez.

Bütünleşik Havza Yönetiminin Aşamaları

Her bir havza; kendine özgü doğal, sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerinin yanı sıra çeşitli ekosistemleri içinde barındıran karmaşık bir sistemdir. Bu bağlamda bütünleşik havza yönetiminde çevresel ortamların entegrasyonu, disiplinlerin ve aktörlerin entegrasyonu, mali kaynakların ve yönetim araçlarının entegrasyonu söz konusu olup; havzanın karakterizasyonu, havza bilgi sisteminin oluşturulması, karar destek sistemlerinin kullanılması, uygulama ve irdeleme süreçlerini içeren döngüsel bir süreçtir (Şekil 6). Bu sürecin en önemli ayağı havzanın özelliklerinin ortaya konduğu, diğer bir deyişle havzanın tanılandığı ilk aşamadır. Bu aşamayı havza bilgi sistemi veya altyapısı oluşturmaktadır. Bu süreçte havza ile ilgili tüm verilerin toplanması ve/veya üretilmesi, verilerin depolanması, aktarılması ve analiz edilmesi beklenilmektedir. Daha sonraki aşamalarda ise çeşitli karar destek sistemlerinin kullanılması ile uygulama ve sorgulama süreçleri gelmektedir.

Nehir Havzası Yönetim Yaklaşımı

AB su politikasının “anayasası” olarak kabul edilen Su Çerçeve Direktifi (SÇD) (2000/60/EC)  Aralık 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Direktif, AB sınırları içerisindeki tüm su kaynaklarının sadece miktar olarak değil, kalite yönünden de korunmasını ve kontrol edilmesini hedeflemektedir. Direktifin temel amacı, 4. maddede ifade edildiği üzere tüm Avrupa sularının en geç 2015 itibariyle ‘iyi durum”a getirilmesidir. Dolayısıyla, ‘Bütünleşik Nehir Havzası Yönetimi Yaklaşımı’ Direktifin uygulanmasında araç olarak benimsenmiştir. Direktifin beklentisi ise;

  1. Havza bölgelerinin belirlenmesi
  2. Uzman kuruluşların oluşturulması

III. Havza planlarının yapılmasıdır.

Ülkemizin AB’ye aday ülke konumunda olmasından hareketle; havza planlarını hazırlamakla yükümlü olduğu bilinmektedir. Nehir Havzası Yönetim Planlarının (NHYP) temel unsurları ise aşağıdaki sıralanmaktadır.

  1. Nehir havzasının karakterizasyonu;
  2. İnsan aktivitelerinin önemli baskı ve etkileri;
  3. Koruma alanlarının belirlenmesi ve haritalanması;
  4. İzleme ağının haritalanması;
  5. Çevresel hedeflerin listelenmesi;
  6. Ekonomik analiz;
  7. Önlemler Programının oluşturulması;
  8. Özetin de içinde olduğu çok daha detaylı planların hazırlanması;
  9. Kamuoyu bilgilendirme ve danışma önlemlerinin özetlenmesi;
  10. Havza yönetiminde yetkili otoritelerin listelenmesi;
  11. Kamuoyundan bilgi ve yorum alabilmek için iletişim noktaları ve iletişim prosedürünün belirlenmesi.

ÜLKEMİZDE GELİNEN DURUM- Sorunlar & Yaklaşımlar

BHY konusunda ülkemizde gelinen noktayı özetlemek gerekirse; 25 nehir havzası bulunan Türkiye’de 2009-2011 döneminde 11 öncelikli havzada ve 2011-2013 arasında ise diğer 14 havzanın Nehir Havzası Koruma Eylem Planları (HKEP) TÜBİTAK MAM tarafından hazırlanmıştır (Url-2). Bu öncü çalışmalar NHYP’larına altlık oluşturmaktadır. Bu planlarda havzaların genel durumunun tespiti, su kaynaklarının tespiti ve ilgili planlamaların değerlendirilmesi, su kalitesi ve kentsel ve yayılı kaynaklar, organize sanayi, katı atık sızıntı suyu gibi kirlilik yüklerinin hesaplanması, çevresel altyapı tesisleri, kanalizasyon, yağmursuyu ve atıksu arıtma tesislerinin durumlarının irdelenmesi ve planlanması, ekonomik ve topoğrafik olarak evsel atıksularını ortak arıtabilecek belediyelerin belirlenmesi, fayda maliyet analizlerinin yapılması, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı haritaların oluşturulması ve veri entegrasyonuna yer verilmiştir. Ayrıca, Mart 2010-Eylül 2011 döneminde G2G Eğiticilerin Eğitimi Projesi kapsamında yaklaşık 50 kişilik bir ekip havzalardaki karar vericilerin ve uygulayıcıların, üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin eğitilmesi amaçlı eğitimden geçmişlerdir. Bu faaliyetlerin yanı sıra AB’ye uyum bağlamında havza yönetimi başlığı altına giren yönetmelikler ve ilgili mevzuat yürürlüğe sokulmuştur. Örneğin, her bir 25 havzanın koordinatör valilikleri de 18.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Havza Yönetim Heyetlerinin Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” esasları çerçevesinde belirlenmiştir. Bu tebliğ daha sonra 20.05.2015 tarihinde revize edilmiştir. Havza Koruma Eylem Planlarının Nehir Havza Yönetim Planlarına (NHYP) Dönüştürülmesi için Teknik Yardım Projesi ise 29.12.2014 tarihinde başlamıştır. İlk etapta Konya Kapalı, Büyük Menderes, Susurluk, Meriç-Ergene Havzalarının Yönetim Planları Aralık 2017 tarihine kadar hazırlanacaktır (Url-5). Bu havzaların çıktılarından yararlanılarak diğer havzalarında NHYP’ları hazırlanacaktır.

Tüm bu bahsedilen olumlu çalışmaların yanı sıra elbette bazı sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. NHYP’larının sağlıklı olarak hazırlanabilmeleri ‘Havza Tanılanmasının’ yani diğer bir deyişle ‘Havza Bilgi Sisteminin’ ne denli sürekli, güvenilir ve sistematik veriye dayalı olduğuna bağlıdır. Bu aşamada ölçüm ağı iyileştirilmesi, veri güvenilirliği, veri tabanlarının oluşturulması, veri analizleri ve online veri aktarımı konularında yetersizlikler söz konusudur. Henüz Ulusal Veri Tabanımızın tamamlanmamış olması bu konudaki darboğazlardan biridir. Nehir havzalarında yönetim sorumluluğunun değişik bürokratik otoritelere verilmiş olması, her bir otoritenin kendine ait yaklaşımları sonucunda kaynakların planlanması ve yönetilmesi sırasında ciddi sorunlarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Ayrıca, yönetimi zorlaştıran unsurlardan da biri de havza sınırları (doğal sınırlar) ile il sınırlarının (siyasi sınırlar) çakışmaması nedeniyle veri temininde zorluk çekilmesidir (Şekil 7).

Bu sorunların ortadan kaldırılabilmesi için su kaynakları, çevre yönetimi, tarım vb. konularda sorumlu kurumlararası işbirliği ve koordinasyon sürecinin başlatılması ve geliştirilmesi, Nehir Havzası Yönetim Otoritelerinin oluşturulması ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, paydaşların yönetime dahil edilmesi, halkın katılımının sağlanması ve bilinçlendirilmesi ile Ulusal Çerçeve Su Yasası’nın çıkarılması gerekmektedir.

KAYNAKLAR

 Tanık, A. (2015). Bütünleşik Havza Yönetimi Yüksek Lisans ders notları, İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Bilimleri ve Mühendisliği Lisansüstü Programı, İstanbul.

Url-1: http://www.cografyaegitimi.biz/images/turkiye_su_havzalari_haritasi.jpg

Url-2: http://www.cygm.gov.tr/CYGM/AnaSayfa/SuToprakYonetimi/HavzaKoruma.aspx?sflang=tr

Url-3 http://www.cetinadam.com/2013/10/www.cetinadam.com-2013-10-dunyada-entegre-havza-projeleri-ve-yonetimleri-Tuna-Kongo-Mekong-Yangtze-Murray-Darling.html?m=0

Url-4: http://www.icpdr.org/icpdr-pages/river_basin.htm

Url-5:http://www.dsi.gov.tr/haberler/2015/09/09/nehir-havzas%C4%B1-y%C3%B6netim-planlar%C4%B1-n%C4%B1n-haz%C4%B1rlanmas%C4%B1-projesi-yas-arazi-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1-ba%C5%9Flad%C4%B1

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005 - 2017 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.