AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Yaş/Lı Dostu Kentler ve Yaşlı Bireylerin Kent Yaşamına Aktif Katılımı

Tarih : 5 Ağustos 2019

Prof. Dr. Nilüfer AKINCITÜRK

Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı,

Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi

Ayşe Tuba KESKİL

Mimar, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi                     

Gelişmiş toplumlarda bireyin sosyal ve ekonomik yaşama katılımı konusunda bağımsız hareket edebilme kabiliyetinin olması beklenir. Bağımsız hareket edebilme konusunda kısıtlılıkları olan bireyler için, toplumdaki diğer bireylere kıyasla, sosyal, kültürel, dini ve ekonomik kent yaşamına tam olarak katılım sağlayamadıkları söylenebilir (1). Sosyal kent yaşamına katılımda kısıtlılıklara sahip, dezavantajlı gruplardan biri olan yaşlılar, toplumdaki her birey gibi, rahat, güvenli, sağlıklı ve uygun bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Yaşlanma genel olarak, bireyin yaşam döngüsü içinde değişen çevre koşullarına uyum sağlama davranışının azalmasına ve değişmesine neden olan, biyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkenlerin birleşerek ve birbirlerini etkileyerek gelişen fizyolojik bir olgudur ve toplumdaki her birey için bir yaşam dönemini kapsar (2).

Bireylerin yaşının ilerlemesiyle vücudun yıpranması, organların kendini yenilemesinin yavaşlaması nedeniyle fiziksel değişimler görülmekte, kronik hastalıklar artmakta, duyu organlarında fonksiyon bozuklukları oluşmakta, fiziksel kas gücü, eklem hareketlerinde ve reflekslerde yavaşlamalar gözlemlenmektedir (3).

Yaşlanma ile birlikte görülen fiziksel özelliklerdeki değişikliklerin yanında, mental işlevlerde de değişiklikler yaşanmakta, hafıza, sözel anlam, zamansal ve mekansal beceriler, yargılama, kelime akıcılığı gibi zihinsel becerileri ve bellek performanslarında, yavaşlama ve azalma görülmektedir (4).

Yaşlanmayı, etkilerini ve yaşlıları, çeşitli disiplinler üzerinden inceleyen bilim dalı gerontoloji olarak adlandırılmaktadır. Gerontoloji bilimi yaşlılığı evrelere ayırarak şu şekilde incelemektedir.

  • 65 – 74 yaş: Yaşlı, yaşa bağlı değişimlerin beklendiği yaş
  • 75 – 84 yaş: İleri Yaşlı, yaşa bağlı değişimlerin görüldüğü yaş
  • 85 yaş üstü: Çok yaşlı, özel bakım gerektiren yaş

Yaşlı bireyler aynı zamanda fiziksel yeterlilik düzeylerine göre;

  • Bağımsız yaşlı: Günlük rutin işlerini kendisi yapabilen, hareket zorluğu yaşamayan ve normal bir psikolojiye sahip olan bireyler,
  • Yarı bağımlı yaşlı: Bazı hastalıkları sahip olan ama bu durumun kendisini yatağa bağımlı kılmadığı, rutin işlerin bir kısmı için yardım ihtiyacı olan bireyler,
  • Bağımlı yaşlı: Ciddi hareket problemi olan ve sürekli tıbbi bakım ihtiyacına sahip bireyler olarak sınıflandırılmaktadır (3).

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) araştırmalarına göre, 65 yaş ve üzerindeki nüfus, 2012 yılında 5 milyon 682 bin 3 kişi iken, son beş yılda %17,1 artarak 2016 yılında 6 milyon 651 bin 503 kişi olmuştur. Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı ise 2012 yılında %7,5 iken, 2016 yılında %8,3’e yükseldiği araştırmalar ile ortaya konmuştur.

Bu oranların 2023 yılında 8,6 milyona, 2050 yılına kadar 19,5 milyona, 2075 yılında ise 24,7 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir (5).

Dünya nüfusunun yaşlanması ve yaşlı nüfusun her geçen gün artması, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaşlılığa yönelik ilgiyi arttırmakta ve bu konudaki politikaların desteklenmesi gerekliliğini ortaya koymaktır. Bu durumun etkilerinin sağlık, sosyal güvenlik, mimarlık, sosyo-kültürel yapı ve aile yaşamı gibi toplumsal yapının çeşitli noktalarında görüldüğüne göre,  nitelikli çözümlerin planlanması ve uygulanabilmesi konusu önem arz etmektedir.

Yaş/lı Dostu Kentler

‘Yaş/lı Dostu Kent’ kavramı, tüm yaşlı bireylerin kent içinde aktif olması ve aktif yaşlanmaya olanak sağlayacak bir çevrede bulunabilmesi olarak tanımlamaktadır. Aktif yaşlanma, aktif olma durumu sadece fiziksel olarak aktif olma ya da iş gücüne katılım olarak görülmemekte, BM tarafından Yaşlı İlkeleri ve evrensel insan haklarına dayanarak, bağımsız yaşam, katılım, bakım, kendini gerçekleştirme ve itibar olarak belirlediği temel prensiplere göre, bireylerin  sosyal, kültürel, dini, ekonomik ve birey olma durumu ile ilgili her katılımını ve çevresinde aktif rol olması durumunu içermektedir (6).

Yaş/lı dostu kent yaratma olgusu, yaşlılara kent içinde herkes gibi, topluma entegre bir şekilde, yaşamlarını aktif devam ettirebilecekleri, yaşanılabilir ve erişilebilir bir ortam sağlamak ve yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla planlanan bir çalışmadır.

Dünya Sağlık Örgütü, yaş/lı dostu kent kavramını 2005 yılında gündemine almıştır.

Bu çalışmalarda kent içindeki yaşam alanlarının erişilebilir olması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için sağlık, katılım ve güvenlik konularının üzerinde durulması büyük önem arz etmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) araştırmalarına göre, çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2012 yılında %11,1 iken bu oran 2016 yılında %12,3’e yükselmiştir.

Bu verilere göre, yaşlı bağımlılığı olan bireylerdeki artış, yaşamlarına birlikte devam edecekleri konutların, yaşlı bireylere göre düzenlenmesi ihtiyacının her geçen gün arttığını gösterdiği gibi, benzer şekilde geleneksel aile yapısındaki değişiklikler, eş kayıpları gibi nedenlerle de kendi konutlarında, yaşamlarını yalnız sürdüren yaşlı bireyler için de, yaşadıkları konutların, kendi fiziki ihtiyaçlarına göre, yaşadığı mekana duyduğu aidiyeti sarsmadan, güvenli, hayatlarını kolaylaştıracak mekanlara dönüştürülmesi ve baştan bu düşünce ile tasarlanması gerektiğini desteklemektedir.

Yaş/lı dostu kent, yalnızca yaşlı bireyler için değil, başta çocuklar ve engelliler olmak üzere bütün toplumun faydası için düzenlemelerin yapıldığı ve gerekli tedbirlerin alındığı kentsel bir yaşam çevresi olarak düşünülmelidir (7).

Erişilebilirlik, öncelikle yaşlı, engelli ve çocuklar gibi bütün dezavantajlı gruplar olmak üzere her gruptan insanın, kent hayatına katılımı konusunda en önemli kavramlardandır. Her gruptan insanın günlük yaşama katılabilmesi için, bina iç mekanlarından kentsel dış mekanlara zorluk çekmeden ulaşabilmesi ve hareket edebilme kabiliyetinin sağlanması gerekmektedir. Yaşlıların mevcut toplumsal ve sosyal çevrelerinde devamlılık sağlayabilmeleri ve yeni ilişkiler içine girebilmeleri, erişilebilir güvenli bir kentsel yaşam çevresinde gerçekleşebilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, yaş/lı dostu kent çalışması için, 8 bileşen ile yaşlı ve kent ilişkisini ele alınmaktadır. Bunlar;

  • Dış mekanlar ve binalar,
  • Ulaşım,
  • Konut,
  • Sosyal katılım,
  • Toplumsal yaşama dahil olma ve toplumun yaşlıya saygısı,
  • Vatandaşlık görevini yerine getirme ve işgücüne katılım,
  • Bilgi edinme ve iletişim,
  • Toplum desteği ve sağlık hizmetleri şeklindedir (8).

Yaşlı Bireylerin Kent Yaşamına Aktif Katılımı

Yaşlı bireylerin kent yaşamına aktif katılımı konusu ele alındığında, kentsel tasarım, ulaşım, mahalle düzeni, konut, sosyal ve fiziki çevre, sosyal hizmet, iş alanları ve ekonomi gibi çeşitli risk noktaları ortaya çıkmaktadır.

Yaşlı bireylerin kente aktif katılımı için, gerek mevcut ve yeni konutlardaki yaşam alanlarının, mekan organizasyonunun, yaşlıların antropometrik ölçülerine uygun tasarlanması, gerekse altyapı iyileştirmeleri ile fiziksel çevrede ulaşım noktalarının (yol, sokak, kaldırım vs.) erişilebilir ve kişilerin engel durumlarına göre planlanmış olması, özel ulaşım ya da toplu taşıma noktasında yaşlı ve engelliden yana geliştirilmiş çözümlerin geliştirilmesi ve uygulanması, olumlu konut çevresi ile kamusal hizmetlerden aktif bir şekilde yararlanmaları sağlanmalıdır.

Sosyal izolasyon tehdidine karşı, çeşitli etkinliklere aktif katılabilecekleri, üretebilecekleri mekanların yaygınlaştırılması, mental ve fiziksel olarak iyileştirici bir çevre için egzersiz ve rekreasyon alanları oluşturulması, kişiler için düzenli bir sosyal yardım imkanı sağlanması ile destekleyici sosyal ağlara katılmaları ve çevrelerindeki bireylerle toplumsal ilişkiler kurmaları kent yaşamında aktif rol almalarına yardımcı olur. Bu uygulamalar ile kamuya açık hizmetlere her yaştan bireyin erişebilmesi, sadece yaşlılar için değil, toplumdaki bütün bireylerin faydasınadır.

Yalnız yaşayan yaşlıların, iletişim kaynaklarından ve teknoloji pratiklerinden uzaklaşması doğru değildir. Bu onları daha da olumsuz etkiler. Kent içindeki erişebilecekleri sosyo kültürel çevreler ve yaşadıkları konutlar onların bu konuda da aktif olmalarını sağlamalıdır. Özellikle konutların güvenlik sistemleri onlar için tasarlanmış olmalıdır. Ayrıca güncel konular olan telefon veya kredi kartı kullanımında karşılaşabileceği bilişim hırsızlığı konusunda bilinçlendirilmesi ve güvenliği için her türlü olumsuz duruma karşı farkındalığının arttırılması, yaşamlarını güvenli geçirmelerine yardımcı olacak uygulamalardandır. Bu da yaşlı bireylerin toplumdan izole şekilde değil, güvenle yaşamalarını sağlayarak, kent yaşamına aktif katılımına destek olur. Tüm bu konularla ilgili kentlilik bilinci gereği olarak sosyal projelerin oluşturulması, gönüllülük esasına dayanan çalışmalar yapılarak, gerekirse yaşlılar ile birebir veya toplu görüşmelerle bu sorunun aktarılması, aktif ve pasif nasıl önlemlerin alınabileceği disiplinlerarası ve de tüm paydaşlara düşen bir sorumluluktur.

Yaşlıların güvenli ve yaşam koşullarına uygun bir çevrede, aktif kent yaşamından kopmadan, sağlıklı bir şekilde yaşlanabilmesi için, disiplinlerarası çalışmalar ile yaşlanma ve yaşlı kavramları bütün yönleriyle ortaya konularak, fiziki, manevi ihtiyaçlar, eksiklikler ve çözümler belirlenmeli, mimari kısıtların fiziksel ve teknolojik olarak minimuma indirilmesi üzerinde çalışılmalı ve farkındalık oluşturulup, yerel yönetimler ile işbirliği içerisinde uygulamaya geçilmelidir. Bu bilinç ile planlanan ve yaşayan kent, geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır.

KAYNAKÇA

1) Avrupa Birliği’nde Engellilere Yönelik Yasal Düzenlemeler. (2000). 2019 tarihinde Engelliler İçin Engelsiz Avrupa Tebliği: https://eyh.aile.gov.tr/uluslararasi-mevzuat adresinden alındı

2) (Gönen ve Kalınkara, 1987’den akt.) Ünlü, A. (2018). Ekolojik Adaptasyon, Yaşlılık ve Mimarlık. Sağlıklı Kentler Birliği.

3) Akan, E. (2017). Yaşlılık Kurumlarında Yaşlı Mekansal Davranış Ve Bilişiminin Mekansal Dizim Bağlamında İrdelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul : İstanbul Teknik Üniversitesi.

4) Durak, M. (2012). Yaşlılık döneminde psikososyal ve bilişsel gelişim. 273-310 (Bacanlı, H. & Terzi, Ş.I. 2012, İstanbul).

5) Önal, B. (2018). Aktif Yaşlanma – Yaşlı Çalışanlar. Sağlıklı Kentler Birliği.

6) Tutal, A. ve Üstün, B. (2009). Yaşlılık ve Yaş Dostu Kentler. Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi, 1, 1-23.

7) Ülgen, M. (2018). Yaşlı Dostu Kent Kavramı. Sağlıklı Kentler Birliği.

8) Güner, Ö. C., Gözün, G., Hilwah, A. ve Gökçek, M. (2013). Yaşlı Dostu Şehirler: Kavramsal Çerçeve ve Örneklerle Değerlendirmeler. Ankara: Güneş Kitabevleri.

EK: Birleşmiş Milletler Yaşlı İlkeleri https://eyh.aile.gov.tr/birlesmis-milletler-yasli-ilkeleri

EK: İstatistiklerle Yaşlılar. (2018, Mart). 2019 tarihinde Türkiye İstatistik Kurumu: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do;jsessionid=x01pcGLBZd2J5wnFXnv2x4fwGHd5qpyR3s

                                                  

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005-2019 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.