AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Yasa ve Yönetmelikler Açısından Konutlarda Bağımsız Yaşam Felsefesinin Önündeki Engeller

Tarih : 5 Ekim 2020

Dr. Öğr. Üyesi Özlem BELİR

İstanbul Gedik Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi

Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi

Tercih ettiğimiz geleceğe doğru çaba..”

Ed Roberts

Tüm insanlar özgür doğar, onur ve haklar bakımından da eşittir. Bu nedenle hiç kimsenin birbirinden üstünlüğü bulunmamakla birlikte, yaşanılan çevrede var olmak, tüm hizmetlere erişmek ve faydalanmak, kısaca sistemin içinde var olabilmek de insan olmanın bir gereğidir.

Bugüne kadar var olan ve gelecekte de var olmaya devam edecek her şeyin temelinde insan vardır. Kısaca, “insan her şeyin ölçüsüdür” (Kuyaksil, 2012).

Günümüzde insan hakları denilince, geniş anlamda, insanın insan olmasından kaynaklanan, maddi ve manevi gelişimini amaçlayan haklarının tümü anlaşılmaktadır. Söz konusu haklara sahip olmak için insan olarak doğmak yeterlidir. Bu haklar, insan onurunun gereği olarak sahip olduğumuz vazgeçilmez, devredilmez hakların tümüdür. Bu hakların bir başka özelliği de evrensel, özgürlükçü, eşitlikçi, barışçı, sorumluluk telkin edici ve etik temellere dayalı olmalarıdır (Dadak, 2015).

İnsan hakları tüm ülkeler için evrensel olup, kültürlere, siyasi sisteme ya da kişilerin ruhsal ya da fiziki farklılıklarına göre değişiklik göstermezler.

İşlevsel yoksunluğu bulunan kişiler, yoksunluğunun şiddetine ya da niteliğine bakılmaksızın kalıcı olarak ayrımcılığa uğrayacaktır. Örneğin; herhangi bir film ya da seminerde alt yazı kullanılmaması işitme sorunu olan kişilerin, sesli bilgilendirme olmaması görme sorunu yaşayan kişilerin, merdivenler ise fiziksel açıdan farklılıkları olan kişilerin ayrımcılığa uğramasına neden olabilir. Ayrımcılığın ortadan kaldırılması kolay olmamakla birlikte, bunu sağlamanın en önemli şartlarından biri toplumun reaksiyon gösterebilmesidir. Ayrımcılığın giderilmesi için geçirilen süreç oldukça yavaş ilerleme göstermekle birlikte tüm ayırıma uğrayan gruplar tarafından ifade edilmesi gereklidir. Bu zorlu sürecin yanı sıra daha basit olan ise ayırımcılığın farkına varmaktır. Örneğin bir kişi, istediği gün ve saatte, evinden kendi iradesiyle ayrılarak herhangi bir otobüs durağından bir diğerine seyahat edemiyorsa, o kişi ayrımcılığa uğramaktadır. Kişi yaşayacağı evin kaçıncı katta olacağına, manzarasına ya da bir otelde kalacağı odanın deniz manzaralı mı, orman manzaralı mı olacağına karar veremiyorsa ayrımcılığa uğramaktadır.

Türkiye’nin de 2007 tarihinde imzaladığı, Birleşmiş Milletler’in Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 19.cu maddesinde bağımsız yaşam ve topluma dahil olma konusu şöyle tanımlamıştır (United Nations, 2006);

İşbu Sözleşmeye Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar;

(b) Engellilerin kişisel destek dahil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dahil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir;

(c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir.

Söz konusu madde ile kişilerin kendi geleceklerini tayin etme ve kendi yaşamları ve eylemleri üzerindeki sorumluluk ve risk alma hakları olduğu ifade edilmektedir.

Bağımsız Yaşam ve Konutlar

Bağımsız Yaşam Modeli, fonksiyonel çeşitliliğe sahip insanların aynı onurlu insanlar olduğunu ve bu nedenle yaşamlarının diğer vatandaşların hayatına eşit olarak değerlenmesi gerektiğini varsayar (Centeno, Lobato, & Romañach, 2008). Bu nedenle de farklı beceri ve fiziksel özellikteki insanların göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Bağımsız Yaşam felsefesinde, engelliler öncelikle vatandaş olarak görülür ve ikincil olarak sağlık, rehabilitasyon veya sosyal hizmetlerin tüketicileri olarak görülürler. Demokratik toplumlardaki vatandaşlar olarak, gündelik yaşamda diğer vatandaşlar gibi aynı katılıma, seçeneklere, özgürlük derecesine, kontrol kendisinde olmak üzere, kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptirler. Bireylerin bu haklarla ilgili talepleri, altyapı, kurumsal ve tutumsal engellerin kaldırılmasını ve Evrensel Tasarım ilkelerinin benimsenmesini gerektirir. Bireyin engelliliğine bağlı olarak, eşit fırsatlar elde etmek için, yardımcı teknoloji, gelir takviyeleri veya kişisel yardım gibi destek hizmetleri vermek gerekebilir (Ratzka, 2005).

Evrensel tasarım, erişilebilirlik kanun maddelerinin ya da standartlarının ötesine geçen, çocukluktan yaşlılığa kadar insanların rahatça kullanabilecekleri ortamları tasarlayan bir süreci tanımlar. Evrensel tasarımın temel prensiplerini bütünleştirmek herkes için yaşanabilirliği ve yaşam kalitesini arttırır (Nasar & Evans-Cowley, 2007).

Evrensel tasarım özelliklerine sahip konutlar, erişilebilir, uyarlanabilir ve ziyaret edilebilir konutlar olmalıdır. Bu terimlerin belirli tasarım anlamları vardır (Nissim, 2008);

  • Erişilebilir konut, örneğin tekerlekli sandalye kullanan bir kişinin konuttaki tüm oda ve tesislerine girmesine, hareket etmesine ve kullanmasına olanak verilecek şekilde tasarlanmıştır;
  • Uyarlanabilir konut, zaman içinde bireysel ihtiyaçları karşılamak için daha fazla özellik ile tamamlanabilen, temel erişilebilir özellikler ile tasarlanmıştır;
  • Ziyaret edilebilir konut, örneğin tekerlekli sandalye kullanıcılarının kendisine ait veya bir başkasına ait konuta girmesine, banyo ve tuvaleti kullanmasına ve yaşam alanlarına erişmesine izin verecek şekilde tasarlanmıştır.

Bu anlamda tasarımlar ileriye dönük olarak geliştirilmeli, uyarlanabilir çözümler sağlanmalıdır. Kişiler konutlarında güvenli ve bağımsız yaşamak zorundadırlar. Aynı zamanda, yaşam süreleri boyunca kısıtlı ve maliyeti az müdahalelerle konutlarını kendi fiziki şartlarına uyarlayabilmelidirler.

Toplumlardaki artan eğitim seviyesine bağlı olarak özellikle büyük şehirlerdeki entelektüel yaşam seviyesine erişmiş kişiler sağlıklarında değişiklik olsa bile halen oturmakta oldukları evlerinde daha fazla yaşama eğilimindedirler. Amerika’da yapılan bir araştırmada 65 yaşın üzerindeki yetişkinlerin yüzde 87’sinin yaş aldıkça mevcut evlerinde ve çevrelerinde kalmak istediklerini, 50-64 yaş arasındaki kişilerin ise yüzde 71’inin bulundukları yerde yaşlanmak istediklerini ortaya koymuştur (Harrell, Lynott, & Guzman, 2014) .
Evrensel konutlardan gerçek fayda sağlayacak insan grupları sadece yaşlılar ve engelliler değildir. Evrensel konut özellikleri, küçük çocuklu veya bebek arabası kullanan ailelere kadar geniş bir yelpazedeki insan topluluğuna yarar sağlar. Dolayısıyla, artrit, multipl skleroz ve parkinson gibi kronik bir hastalığı olan, Demans, Alzheimer, vb. yaşa bağlı hastalıkları olan ve kısa ya da uzun süreli yaralanmaya maruz kalmış kişilere de hizmet edecektir.

Az sayıda insan bir ev satın alırken ya da kiralarken yaralanma ya da kronik bir hastalık olasılığını planlamaktadır. Ancak, araştırmalar, belli kronik hastalıkların veya örneğin trafikteki yaralanmaya maruz kalma riskinin, iş kazalarının okul ve çalışma çağındaki insanlarda daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan bir araştırma, 15-24 yaş aralığı ile 40-44 yaş aralığında iş kazası sonucunda ölümlerin arttığını ortaya koymuştur (Türen & Gökmen, 2014). Bir başka araştırmada ise ev kazalarının 65 yaş ve üzeri kadınlarda daha yüksek olduğu ve ev içindeki kazaların sayısının, ev çevresindeki kazalara göre daha yüksek olduğu bulunmuş ve sırasıyla, oda, mutfak ve banyoda gerçekleştiği tespit edilmiştir (Sütoluk, Savaş, Demirhindi, Özdener, & Akbaba, 2007). Dolayısıyla yaşam süresi içinde ön göremediğimiz, planlayamadığımız gelişmeler, olaylar, kazalar, yaşlanan bir aile üyesinin barındırılması, vb. nedenler sonucunda süreli veya süresiz değişen yaşam standartlarımız ve şartlarımız bulunduğumuz konutta yaşamaya devam edebilmemize olanak sağlamalıdır. Bunu sağlamak da, Erişilebilir veya Uyarlanabilir Konut tasarımları ile mümkün olacaktır.

İmar Yönetmeliklerinin Durumu

İmar yönetmeliklerinde belirtilen erişilebilirlik standartları ile herkes için bir yaşam alanı tasarlayabilmek mümkün görünmemektedir. Kapı genişliğinin dar olması, balkona çıkarkenki eşik, banyosunda tutunma barının olmadığı bir ev ya da asansörün olmadığı bir bina, insan yaşamındaki olası değişikliklere yanıt veremeyecektir.

İmar Yönetmelikleri incelendiğinde farklı maddeler içinde “TS 9111 Özürlüler ve Hareket Kısıtlılığı Bulunan Kişiler için Binalarda Ulaşılabilirlik Gerekleri” olarak isimlendirilmiş standarta atıflar yapılarak, belirtilen teknik bilgilere uyulması istenmiştir. TS 9111’in genel tasarım ilkeleri tanımında, bütün binaların ve yakın çevresinin özürlü ve hareket kısıtlılığı olan kişiler için ulaşılabilir olmasını sağlamanın tasarımdaki ana amaç olduğu ve bu amacı gerçekleştirmek üzere standartta yer alan düzenlemelerin tasarım sürecinden başlayarak dikkate alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir (TS9111, 2011). Bu tanım ile, ismi hariç olmak üzere, standardın Evrensel Tasarım kavramına yakın durduğu görülmektedir. Ancak İmar Yönetmelikleri maddelerinde TS 9111 standardına atıflar sadece belirli konularda yapıldığı için, yönetmeliklerin kavram ile bağdaşmadığı görülmektedir.

İmar yönetmeliklerinde engelli olarak tanımlanan gruplar için, çalışma, sosyal ve kültürel alanlarda yapılacak binalarda erişim ile ilgili konularda standartlara uygunluk şartı varken, erişimin konutlarda sadece binaya ulaşma ve bina içi hareketlilikle sınırlı kaldığı, konut iç mekânları ile ilgili yeterli yaptırımların olmadığı görülmektedir.

İmar Yönetmeliklerinin erişilebilirlik ile ilgili atıfta bulunduğu TS9111 nolu standarda bağlı olarak, erişilebilir konut gereksinimleri, özetle, 6 ana başlık altında toplanabilir (Belir, 2018).;

  1. Erişilebilir bir güzergâh ile erişilebilir bina girişi
  2. Erişilebilir ve kullanılabilir genel ve ortak kullanım alanları
  3. Kullanılabilir Kapılar
  4. Konuta doğru ve konutta erişilebilir güzergâh
  5. Erişilebilir aydınlatma anahtarları, prizler, termostatlar ve diğer kumandalar
    Kullanılabilir mutfak ve banyolar

Genel başlıklar halinde sıralanan bu gereksinimleri, evrensel tasarım ilkelerine uygun, binanın yapım aşamasında göz önünde bulundurarak ve ileride oluşacak revizyonlar/ihtiyaçlar için gerekli önlemlerin alınması ile, az maliyetli ve sürdürülebilir bir yaklaşım sağlanabilecektir.  Müstakil yaşamın olmadığı apartman tipi yerleşmelerde toplu yaşamın getirdiği, gürültü, vb. sorunlar da araştırılması gereken hususlardır.  Daha yüksek düzeyde erişilebilirlik sağlanması gerektiren durumlarda da, yine düşük maliyetler ile uyarlamalar yapılabilecektir.

Sonuç Yerine

Bağımsız Yaşam, kişinin her şeyi kendi başına yapması ya da kimseye ihtiyacı olmadığı, yalnız yaşamayı benimsediği anlamına gelmemektedir. Bağımsız Yaşam, kişilerin, engelli olmayan kişiler gibi günlük yaşamlarında seçim haklarını ve yaşamları ile ilgili kontrol haklarını talep ettikleri anlamına gelmektedir. Herkesin aileleri ile büyümek, mahalle okuluna ya da istediği bir okula gitmek, komşularıyla aynı otobüsü kullanmak, eğitim ve ilgi alanlarına uygun işlerde çalışmak ve kendi ailesini kurmak, yaşamını değişen yeteneklerine rağmen aynı konutta sürdürmek, vb. talepleri olabilir.

Engellilerin erişimi nedeni ile değil, toplumda yaşayan tüm bireylerin “her mekâna” “yaşamları süresince” erişiminin sağlanmasını destekleyen bir yönetmelik daha kapsayıcı ve evrensel tasarım anlayışında olacaktır.

Evrensel tasarım özelliklerine sahip evler, ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilir, kişinin yaşamı boyunca geçireceği değişimlerden bağımsız olarak herkes için yaşanabilir, ziyaret edilebilir ve kullanıcı dostudurlar. Bununla birlikte sosyal olarak kapsayıcıdırlar. Örneğin; bu tür konut stoklarının artması, yaşlı bakım ve yaşlanan nüfus nedeni ile artan hastane masraflarının evde bakım hizmeti verilerek azaltılmasına neden olacaktır.

Doğurganlık hızının azalmasının yanı sıra, gelişen teknoloji ve tıptaki gelişmeler nedeniyle uzayan yaş süresi konutlarda farklı ihtiyaçlar, ölçüler ve detayların önem kazanmasına neden olmaktadır. Tasarımcılar için, artan nüfus, dolayısıyla sayısı çoğalan yaşlı ve engelli nüfusun, binaların, dış mekânların ve ürünlerin herkes için erişilebilir olması talebi ile, yeni bir pazar oluşmaktadır. Bu yeni yaklaşım yatırımcılar için de dikkate alınması gereken bir husus haline gelmektedir.

Dünyada değişen bu demografik yapıya uygun konut tasarımları belirlenmelidir. Fiziksel engelliler ve bazı destek hizmetleri ile birlikte yaşamlarını sürdüren yaşlı nüfus için erişilebilir ve kullanışlı konut tasarımı kriterlerinin yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Bu kriterler, fiziksel erişimi sağlamanın yanı sıra, kullanım alışkanlıkları, toplumsal değerler, örf ve âdetler ile birlikte analiz edilerek belirlenmelidir.  Mevcut konut stoğunun özellikleri belirlenip ihtiyaç duyulacak konut tipleri belirlenmeli ve planlamalar bu ihtiyaçlara göre yapılmalıdır. Evrensel tasarım özelliklerine sahip konutların yapımının gelecekteki yatırımlar için maliyet – fayda analizi yapılarak ortaya koyulması, özellikle kamu yatırımları için yol gösterici olacaktır.

 

Kaynaklar:

Aging in Place Success Stories. (tarih yok). Temmuz 24, 2020 tarihinde Canada Mortgage and Housing Corporation: https://www.cmhc-schl.gc.ca/en/developing-and-renovating/accessible-adaptable-housing/aging-in-place/aging-in-place-success-stories adresinden alındı

Belir, Ö. (2018). Konutlarda “Herkes İçin Yaşam” Temelinde Engelli: Yasa ve Yönetmeliklerin İrdelenmesi. İstanbul 1. Konut Kurultayı. İstanbul: Y.T.Ü.

Centeno, A., Lobato, M., & Romañach, J. (2008, Ocak). Independent Living Indicators (ILI) for evaluating policies and actions developed under the philosophy of Independent Living. (F. D. Independiente, Dü.) Haziran 25, 2020 tarihinde StudyLib: https://studylib.net/doc/7084081/indicators-for-independent-living–ifil–for-evaluating-p… adresinden alındı

Dadak, K. (2015). Yeni Kuşak Hak Olarak Çevre Hakkı. Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, 309-326.

Harrell, R., Lynott, J., & Guzman, S. (2014). What Is Livable? Community Preferences of Older Adults. Washington: AARP Public Policy Institute.

Kuyaksil, A. (2012). İNSAN HAKLARI Kavram, Tarihçe, Korunması ve Geliştirilmesi. Gaziantep: Ada Kitabevi.

Maisel, J. L., Smith, E., & Steinfeld, E. (2008). Increasing Home Access: Designing for Visitability. Washington: AARP Public Policy Institute.

Nasar, J., & Evans-Cowley, J. (2007). Universal Design and Visitability: From Accessibility to Zoning. Columbus, Ohio, ABD.

Nissim, R. (2008). Universal Housing Universal Benefits. Melbourne, Avusturalya: Victorian Council of Social Service.

Ratzka, A. D. (2005). Independent Living Empowers People with Disabilities. 07 18, 2020 tarihinde Independent Living Institute Web sitesi: https://www.independentliving.org/docs7/ratzka200507.html adresinden alındı

Sütoluk, Z., Savaş, N., Demirhindi, H., Özdener, H., & Akbaba, M. (2007). Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Büyük Acil Servisi’ne Ev Kazaları Nedeniyle Başvuranların Etiyolojik ve Demografik Özellikleri. Toplum Hekimliği Bülteni, 29-34.

TS9111. (2011, Kasım). Özürlüler ve Hareket Kısıtlılığı Bulunan Kişiler İçin Binalarda Ulaşılabilirlik Gerekleri. Ankara: Türk Standartları Enstitüsü.

Türen, U., & Gökmen, Y. (2014). Türkiye’de Meydana Gelen İş Kazaları Sonucu Ölümler ile Çalışanların Yaş Faktörü Arasındaki İlişki. Sosyal Güvenlik Dergisi, 101-118.

United Nations. (2006). Convention on the Rights of Persons with Disabilities (CRPD). Temmuz 12, 2020 tarihinde United Nations: https://www.un.org/development/desa/disabilities/convention-on-the-rights-of-persons-with-disabilities/article-19-living-independently-and-being-included-in-the-community.html adresinden alındı

URL-1 The Town of Caledon’s Universal Design Policy (2017). Canada Mortgage and Housing Corporation. Temmuz 12, 2020 tarihinde  : https://eppdscrmssa01.blob.core.windows.net/cmhcprodcontainer/sf/project/cmhc/pdfs/content/en/town-of-caledon-universal-design-policy.pdf?sv=2018-03-28&ss=b&srt=sco&sp=r&se=2021-05-07T03:55:04Z&st=2019-05-06T19:55:04Z&spr=https,http&sig=bFocHM6noLjK8rlhy11dy%2BkQJUBX%2BCDKzkjLHfhUIU0%3D adresinden alındı

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005-2020 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.