AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Yürümek ve Yürünebilir Kentler Üzerine

Tarih : 31 Ekim 2019

Prof. Dr. Haluk GERÇEK

İTÜ İnşaat Fakültesi, Emekli Öğretim Üyesi

 

Yürümek ve Yürünebilir Kent

Frederic Gros, “Yürümenin Felsefesi” adlı kitabının girişinde “Bir kez ayakları üstünde dikildi mi, olduğu yerde kalamaz insan.” der. Bir ulaşım etkinliği etkinliği ya da kentsel yaşam hakkı ve özgürlüğü olarak yürümek, kentlilerin en temel haklarından birisidir. Kamusal mekanların yaya öncelikli olarak, evrensel, çağdaş tasarım ilkelerine uygun biçimde düzenlenmesini istemek temel bir kent hakkıdır.

2050 yılında dünya nüfusunun % 70’inin kentlerde yaşaması beklenmektedir. Kentlerin daha sağlıklı, eşitlikçi, güvenli ve yaşanabilir olması için “yürünebilirlik” en temel ölçütlerden birisidir. 1988 yılında Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Yaya Hakları Bildirgesi”, “Yayanın; fiziksel ve ruhsal sağlığını korumaya uygun koşullar sunan kamu alanlarının nimetlerinden özgürce yararlanma ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır.” maddesi ile başlamaktadır.

“Yürünebilir kent” kavramı çağdaş kent ve ulaşım planlamasının en temel kavramlarından birisidir. Yürünebilir bir kent, yürünebilirlik özelliğini kentsel yapı içine yerleştirecek biçimde tasarımlanmış ya da uyarlanmış, yürümeyi günlük bir ulaşım seçeneği olarak sunabilen bir kenttir. Yürünebilir bir kent, kamusal mekanları, çocuklar, kadınlar ve tüm dezavantajlı gruplar başta olmak üzere, herkesin bağımsız, rahat, güvenli ve kesintisiz olarak hareket etmesine uygun hale getirilmiş bir kenttir.

Kentlerde tüm yolculuklarımız yürüme ile başlar ya da biter. Kentsel yolculukların önemli bir bölümü ise yalnızca yaya olarak yapılan yolculuklardır. Son yıllarda yapılmış ulaşım planlaması çalışmalarında toplanan verilere göre, günlük yolculukların İstanbul’da % 45’i (2017), İzmir’de % 37’si (2015) ve Eskişehir’de % 41’i (2015) yaya olarak yapılmaktadır. Yürümek, aynı zamanda en ucuz ve kolay fiziksel etkinlik biçimidir. Yürümek, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı iyileştirir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yürümeyi bireylerin fiziksel etkinlik gereksinmelerine en çok katkı sağlayan etkinlik olarak tanımaktadır. Ne yazık ki ülkemizde kentlerin yürünebilir olduğunu söylemek mümkün değildir.

Yürünebilir Kentin Yaratılmasında Temel Adımlar

Yürünebilir bir kent nasıl yaratılabilir? Bu soruya verilecek yanıt ve seçilecek yaklaşımlar kentin bulunduğu yere, büyüklüğüne ve kültürel yapısına bağlı olarak değişmektedir. Ancak birçok kentsel alanda nitelikli bir yürünebilirlik sağlayabilmek için izlenecek temel adımlar şunlardır:

  1. Tüm gruplara hizmet eden, kapsayıcı hareketliliğin geliştir.
  2. Kentsel mekanların araçlar için değil insanlar için tasarlanması ve yönetilmesi.
  3. Ulaşım ağlarının bütünleşik bir yapıya kavuşturulması.
  4. Yürümeyi destekleyen arazi kullanımı ve mekansal planlama.
  5. Yol güvenliğinin arttırılması.
  6. Suçların ve suç korkusunun azaltılması.
  7. Yürümeyi daha çok destekliyen yönetim anlayışı.
  8. Yürüme kültürünün geliştirilmesi.

Yürünebilir bir kent için anahtar göstergeler yoğunluk, erişilebilirlik ve kentsel etkinliklerin yürünebilir uzaklıklar içinde olmasıdır. Kompakt ve akıllı büyüyen kentlerde, karma arazi kullanımı planlaması ile, iş, okul, alışveriş, sosyal ve kültürel etkinlikler yaya, bisiklet ve toplu taşıma ile erişilebilecek biçimde planlanmıştır. Geniş, sürekli ve güvenli kaldırımlar ve yürüyüş yolları, güvenli yaya geçitleri, yürümeyi destekleyici sokak mobilyası ve peyzaj, azaltılmış ve yavaşlatılmış motorlu araç trafiği, kentsel mekanların araçlara değil insanlara göre tasarımlanması yürünebilir ve yaşanabilir kentlerin temel ögeleridir.

Son Söz

Kentler insanlar içindir. Kentsel yaşamda ana hedef insanların hareket özgürülüğünü sağlamak ve kentsel etkinliklere erişmelerini kolaylaştırmaktır. Kentlerde ulaştırma çözümleri taşıtların değil insanların hareketliliğini esas almalıdır. Günümüze kadar izlenen yanlış ve toplumsal maliyeti çok yüksek olan kentsel ulaştırma politikaları sonucunda şu konu artık açıkça anlaşılmalıdır. Otomobil ve kent birbirlerine uymayan mekan profillerine sahiptir. Kent-otomobil sarmalını çözmenin yolu, artan otomobil sayısı karşısında daha fazla yol, daha fazla otopark, daha çok katlı kavşak ve daha hızlı kent geçişleri yaparak kentleri otomobillere uydurmaya çalışmak değil, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kent için, otomobili kente uydurmaktır. Bunun için, yaya ve bisiklet ulaşımı ile toplu taşıma sistemi geliştirilirken, otomobile ayrılmış kent mekanları da planlı biçimde azaltılmalıdır. Paris, Londra, Oslo, Newyork, Barselona, Milan gibi birçok kentte artık kentlerin merkez bölgelerine otomobil ve motorlu araç girişlerini kısıtlayan ve merkez bölgelerdeki otopark alanlarını azaltarak bu alanların yayalar, bisikletliler tarafından kullanılmasını sağlayan dönüşümler gerçekleştirilmektedir.

Dünyada ve ülkemizde gittikçe azalan mali kaynaklar göz önüne alındığında yapımı yıllar süren, pahalı, büyük projelerin gerçekleştirilmesi giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle, yaya ve bisiklet kullanımını geliştiren, düşük maliyetli fakat olumlu etkileri kısa sürede görülecek kentsel projelere öncelik verilmelidir. Bunun en son ve başarılı örneklerinden biri, Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün (WRI) Kentler İçin Ross Ödülü’nün, 2019 yılında, Dar es Salaam (Tanzanya) kentinin “Okul Alanı Yol Güvenliği Değerlendirilmesi ve İyileştirilmesi” projesine verilmesidir. Okula yürüyerek giden öğrencilerin trafik kazalarında yaralanmaları ve ölmelerini önlemek için ucuz, basit ve dünyanın her yerinde uygulanabilecek bu yaya güvenliği projesi, Eskişehir’in de yer aldığı beş finalist kent arasından ödüle değer bulunmuştur.

Frederic Gros’un “Yürümenin Felsefesi” adlı kitabından bir alıntı ile başladığım yürümek ve yürünebilir kentler üzerine bu yazımı bizden bir kitaptan küçük bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum. Genç öykü yazarı Özgür Akkaya’nın, “Kapattık Kardeşim” adlı kitabındaki öykülerden biri “Mutlu Olduğunuz Kaldırımdan Yürüyün” başlığını taşıyor. Yaşadığımız kentlerde hepimiz mutlu olduğumuz kaldırımların çoğaltılması için çaba göstermeliyiz.

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005-2019 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.