AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Havza Yönetiminde Halk Katılımlı Strateji Belirleme: Beyşehir Gölü Havzası Örneği

Tarih : 31 Ocak 2017

Prof. Dr. Tüzin BAYCAN

Prof. Dr. Tüzin BAYCAN

İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Yrd. Doç. Dr. Fadim YAVUZ

Yrd. Doç. Dr. Fadim YAVUZ

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Özet

Havza yönetim sürecini başarılı kılmada en önemli bileşen halk katılımını sağlamaktır. Bu çalışmada, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ve içme suyu rezervuarı olan Beyşehir Gölü Havzası örneğinde, halkın perspektifinden havzanın mevcut durumunu katılımcı bir GZFT (SWOT) Analizi ile etkili bir biçimde tanımlama ve TFZG Matrisinden yararlanarak uygun havza yönetim stratejileri geliştirme amaçlanmıştır. Bu kapsamda, havzadaki 44 yerleşmede, 457 hane halkı ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma, yerel halkın perspektifinden havzanın sorunlarını, potansiyellerini, uygun yönetim stratejilerini tanımlamakta ve halkın mevcut sorunlar ve potansiyellerle ilgili önceliklerini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, havza planlaması/yönetimi çalışmalarında katılımcı/uygulanabilir planlamayı anlamada ve daha etkin karar vermede faydalı olabilecek bir yaklaşım sunmaktadır.

Anahtar sözcükler: Katılımcı Havza Yönetimi, Halk Katılımı, GZFT (SWOT) Analizi, TFZG Matrisi, Beyşehir Gölü Havzası

1. GİRİŞ

Yerel önceliklerin ve tercihlerin öne çıktığı ve bölgeyi (alt bölgeyi) bir bütün olarak ele alan, yönlendirici olmaktan çok katılımcı bir stratejik planlama anlayışı giderek daha çok önem kazanmaktadır (Tekkökoğlu, 1997; Tekeli, 2002). Havzalarda kaynak yönetimindeki ihtilafları çözmenin anahtar noktası da paydaş temelli / katılımcı planlama ve yönetimdir (Lubell, 2004). Havzadaki doğal kaynakları doğrudan etkileyen insan, havza yönetimi kapsamında üzerinde durulması gereken en önemli faktördür (Beşen, 2006). Katılımcı havza yönetimi yaklaşımlarıyla insanların ve yerel paydaşların karar alma süreçlerinin merkezine getirilmesi çok önemlidir. Katılımcı planlama, artan toplum kapasitesini yapıcı bir şekilde önemli havza sorunlarına işaret etmeye teşvik ettiği kadar, karar vericiyi de en iyi arazi kullanım planına götürebilmektedir (Koontz, 2003).

Yerel ölçekte; doğal kaynaklar, sosyo-kültürel ve ekonomik yapıya ilişkin detaylı veriler sağlamada ve havzada geliştirilecek uygulanabilir bir yönetim stratejisinin geliştirilmesinde halk önemli bir paydaş grubudur. Havza halkı havzanın esas sahipleri olup, havza kaynaklarını kullanan, havzaya bağlı yaşayan (havzada oturan, çalışan, iş sahibi olan), çevre kalitesini etkileyen ve yönetimden en çok etkilenen paydaşlardır.

Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ve içme suyu rezervuarı olan Beyşehir Gölü (BG), çevresinde yer alan sulak alanların barındırdığı ekosistem ile gerek doğal hayatın ve gerekse insan yaşamının devamlılığı açısından büyük öneme sahiptir. Beyşehir Gölü Havzası (BGH) içindeki mevcut çeşitli faaliyetler ekosistemin doğal işleyişini bozmaktadır. Sahip olduğu çevresel önem ve koruma statülerine rağmen göl ve havzası; su miktarında azalma, su kirliliği, biyolojik çeşitlilikte azalma vb. çevresel sorunlar yanında, sosyo-ekonomik sorunlarla da karşı karşıyadır.

Bu çalışmada[1], Beyşehir Gölü Havzası örneğinde, havza halkının perspektifinden havzanın kritik olan sorunlarının, havzanın sürdürülebilirliği yönünde olumlu değişimini sağlayacak olası stratejilerin daha iyi anlaşılması ve havza halkının görüşlerine duyarlı, dolayısı ile uygulanabilir havza yönetim stratejisinin tanımlanması amaçlanmıştır.

  1. MATERYAL VE METOD

Beyşehir Gölü, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ve içmesuyu rezervuarıdır. Konya Kapalı Havzası’nın güneybatısında yer alan göl havzası Konya ve Isparta illeri sınırı içindedir. Göl barındırdığı zengin biyoçeşitliliği ve ekonomik fonksiyonları ile Ramsar Sözleşmesi ölçütlerine göre uluslararası öneme sahip bir sulak alan olup, Önemli Kuş Alanı ve Önemli Bitki Alanı statülerine sahiptir. Beyşehir Gölü ve yakın çevresi 21.09.1990 tarihinde I., II., III. Derecede Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınmış, iki ayrı isimde Milli Park (Beyşehir Gölü ve Kızıldağ Milli Parkları) olarak ilan edilmiştir. Göl, İçme ve Kullanma Suyu Koruma Sahası statüsündedir. Sahip olduğu çevresel önem ve koruma statülerine rağmen göl ve havzası pek çok çevresel ve sosyo-ekonomik problemlerle karşı karşıyadır.

GZFT (SWOT) Analizi, incelenen sürecin veya durumun Güçlü yönler (Strenghts) ve Zayıf yönleri (Weaknesses) ile dışsal çevreden kaynaklanan Fırsatlar (Opportunities) ve Tehditleri (Threats) saptamakta kullanılan bir stratejik planlama aracıdır. Teknik stratejik planlama sürecinde içsel ve dışsal faktörler arasında denge kuran stratejiler geliştirmede yaygın olarak kullanılmaktadır. GZFT analizinde, içsel ve dışsal etkenleri dikkate alarak, varolan güçlü yönlerden ve fırsatlardan en üst düzeyde yararlanacak, tehditlerin ve zayıflıkların etkisini ise en aza indirecek plan ve stratejilerin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

GZFT Analizi, sorunları belirlemeyi kolaylaştırarak iyi bir bakış sağlar ve stratejik düşünme için sağlam bir temel oluşturur (Rauch, 2007). GZFT Analizi ayrıca, güçlü ve zayıf yönlerle fırsatlar ya da tehditlerin kombinasyonlarına dayalı stratejiler geliştirme fırsatı sunar (Rauch, 2007; Wickramasinghe, 2008). GZFT Analizini esas alan TFZG – Tehditler/Fırsatlar/Zayıf Yönler/Güçlü Yönler (TOWS) Matrisi dışsal olanaklar (ya da tehditler) ile içsel güçlü yönler (ya da zayıflıkları) ile ilgili faktörlerin mantıksal birleşimlerine dayanan stratejiler geliştirmeye imkân verir (Wickramasinghe, 2008). TFZG Matrisi alternatif strateji üretmede dört ayrı kavramsal stratejik grup tanımlar: Güçlü Yönler-Fırsatlar  (GF), Güçlü Yönler-Tehditler (GT), Zayıf Yönler- Fırsatlar (ZF) ve Zayıf Yönler- Tehditler  (ZT) stratejileri.

GZFT Analizinde çok sayıda değişkene dayalı çalışma gereği ve bu değişkenlerin karşılıklı ilişkileri, planlama sürecini karmaşık bir hale getirmektedir (Yüksel ve Dağdeviren, 2007). Güçlü yönler, Zayıf yönler, Fırsatlar ve Tehditlerden oluşan faktör gruplarının her birindeki faktörler sıralanmakta, ancak bu grupların öncelik sıralaması yapılamamaktadır. Böylece GZFT Analizinden faydalanma, planlama sürecine katılan kişilerin uzmanlıkları, bilgileri, deneyimleri ve becerilerine bağlı olarak, sadece kalitatif (niteliksel, sözel, sübjektif) bir çözümlemeye dayalı olmaktadır (Yılmaz, 2007). Karar verme sürecindeki her bir faktörün sayısal olarak ölçülememesi ve buna bağlı olarak stratejik kararları etkileyecek potansiyel faktörü değerlendirmenin zor oluşu GZFT Analizinin en büyük dezavantajı olarak görülmektedir (Arslan, 2010; Dwivedi ve Alavalapati, 2009; Kandakoğlu ve diğerleri, 2007; Rauch, 2007; Yılmaz, 2007). Analizdeki söz konusu sınırlılıkları gidermeye yönelik çeşitli karar verme yöntemleri GZFT Analizi ile birlikte kullanılarak bütünleşik modeller türetilmiş ve “Sayısallaştırılmış GZFT Analizi” kavramı gündeme gelmiştir. Sayısallaştırma yaklaşımları ile alternatif stratejilerin ele alınmasında, karşılaştırılmasında ve en uygun olanının seçilmesinde GZFT Analizinden yararlanmak mümkün olmaktadır (Kangas ve diğerleri, 2003).

Bu çalışmada; Havzada çevresel ve sosyo-ekonomik sürdürülebilirliği birlikte sağlamada havzanın içsel Güçlü ve Zayıf Yönleri ile, dışsal çevreden kaynaklanan Fırsatlar ve Tehditler ne derece önemlidir veya ne derecede önemsenmelidir? Havzanın en önemli sorunları nelerdir? Gölün çevresel durumunu ve havza halkının yaşam koşullarını daha iyiye götürmede izlenecek stratejiler neler olabilir? sorularına halkın perspektifinden yanıt bulabilmek amacıyla; Hanehalkı Anketleri, GZFT Analizi ve TFZG Matrisinden yararlanılmıştır. Hanehalkı Anketleri, veri toplama aracı olarak kullanılmış ve alan çalışması kapsamında 2010 yılında, havzadaki 44 yerleşmede (Şekil 1) ve 457 hanede halka anket uygulanmıştır. Örneklem yerleşimlerin seçiminde, göl kıyısındaki tüm yerleşimlere erişmek yanında, havza genelini temsil edecek bir dağılım ile yerleşimlerin seçimine özen gösterilmiştir. Örneklem büyüklükleri yerleşmelerin nüfus büyüklükleri ile orantılı olarak belirlenmiştir.

Şekil 1. Örneklem alanları

  1. BULGULAR

Bulgular 3 başlık altında sunulmaktadır: Katılımcı GZFT Analizi, BGH halkının GZFT faktörlerine yönelik değerlendirmeleri ve alternatif havza yönetim stratejilerinin geliştirildiği TFZG Matrisi.

3.1. Katılımcı GZFT Analizi

Havzanın mevcut durumu havza halkı, havza yerel yönetim temsilcileri ve konuya ilişkin uzmanların katılımıyla hazırlanan GZFT analizinde özetlenmiştir:

Güçlü yönler-G [Senaryomuzu hangi güçlü yönler üzerine kurgulayabiliriz?]: [G1] Coğrafi konumu ve ulaşım kolaylığı, [G2] Su temini (içme ve kullanma amaçlı), [G3] Beyşehir Gölü’nün çevresel önemi, [G4] Geçim kaynağı olması, [G5] Tarihsel önemi, [G6] Doğal yaşam dostu iktisadi etkinlikler için uygun ortam.

Zayıf yönler -Z [Hangi zayıf yönleri dikkate almalıyız?]: [Z1] Su kullanımındaki eşitsizlikler, [Z2] Havzanın kalkınmasında bir araç olarak turizm gelişiminin önemsenmemesi, [Z3] Altyapı hizmetlerinin olmaması veya yetersiz oluşu, [Z4] İstihdam olanaklarının azlığı, [Z5] Havzada sorun çözümü ve yönetime ilişkin kurumsal yapı ve hukuk sistemindeki kusurlar, [Z6] Gölü korumaya yönelik faaliyetlerde finans kaynaklarının kısıtlılığı, [Z7] Milli Park statüleri ile havzadaki imar faaliyetlerinin sınırlandırılması, göl kıyısından yeterince yararlanılmaması.

Fırsatlar-F  [Hangi fırsatlardan yararlanabiliriz?]: [F1] Konumsal avantaj, [F2] Yeni Konya-Antalya Yolu’nun (Gembos Yolu) inşası, [F3] Derebucak Derivasyon Tüneli vasıtasıyla Beyşehir Gölü’ne  su takviyesi yapılması, [F4] Turizm gelişimi açısından uygunluğu, [F5] Havzanın korunması ve geliştirilmesine yönelik hazırlanan plan / projeler, [F6] AB Hibe Projeleri, Dünya Bankası Kredileri vb. finans kaynaklarının olması.

Tehditler-T [Farkında olunması gereken tehditler nelerdir?]: [T1] Nüfusun havza dışına göçü, [T2] İklim değişiklikleri, [T3] Göl su miktarında azalma, [T4] Su kirliliği, [T5] Aşırı avlanma, [T6] Göl ekosisteminin bozulması, [T7] Yerel ekonominin gelişimi karşısındaki yüksek vergiler, [T8] Havzadaki su sistemine havza dışından olan müdahaleler.

3.2. BGH Halkının GZFT Faktörlerine Yönelik Değerlendirmeleri

Tehditlere karşı en iyi savunmayı gerçekleştirme [T] havza halkı tarafından en çok önemsenen GZFT faktör grubudur (% 40,1). Sonra sırası ile [Z] Zayıf yönleri azaltma (% 28,1), [F] Fırsatlardan yararlanma (% 21,6) ve [G] Güçlü yönlerden yararlanma (% 10,2) faktörleri önemsenmiştir. Havza halkının GZFT faktörlerine yönelik yerel ağırlık dağılımlarında (Şekil 2) ulaşılan temel bulgular şu şekildedir:

[T4] Su kirliliği ve [T3] Göl su miktarında azalma eşit önemde (% 6,7) en çok önemsenen [T] tehdit faktörleri olurken, [T1] Nüfusun havza dışına göçü (%1,4) ve [T7] Yerel ekonominin gelişimi karşısındaki yüksek vergiler (% 2,9) en az düzeyde önemsenmiştir.

[Z] Zayıf yönler kategorisinde [Z4] İstihdam olanaklarının azlığı (% 5,0) ile [Z3] Altyapı hizmetlerinin yetersiz oluşu ve [Z6] Finans kaynaklarının kısıtlılığı (% 4,8) en yüksek öncelikli faktörler olurken, [Z1] Su kullanımındaki eşitsizlikler (% 1,5) en düşük öncelikli faktördür.

[F] Fırsatlar kategorisinde [F3] Derebucak Derivasyon Tüneli vasıtasıyla Beyşehir Gölü’ne su takviyesi yapılmasının önemi vurgulanırken (% 5,2), [F1] Konumsal avantaj faktörüne en düşük öncelik verilmiştir (% 1,0).

[G] Güçlü yönler kategorisindeki en yüksek ağırlık [G4] Gölün geçim kaynağı olması (% 2,6) ve [G2] Su teminine (% 2,2), en düşük ağırlık ise [G1] Coğrafi konumu ve ulaşım kolaylığına (% 0,6) verilmiştir.

Şekil 2. GZFT (SWOT) faktörlerinin yerel ağırlıkları

3.3. TFZG (TOWS) Matrisi İle Havza Yönetim Stratejisi Geliştirme

Halkın perspektifinden elde edilen GZFT faktörlerine yönelik öncelik değerlendirmeleri sonrasında TFZG Matrisinden yararlanılarak uygun havza yönetim stratejileri yazarlar tarafından geliştirilmiştir. Bu çalışmada BGH için hazırlanan TFZG Matrisi, zayıf yönleri [Z] azaltıp tehditlere [T] karşı en iyi savunmayı gerçekleştirmesi yanında güçlü yönlerin [G] ve fırsatların [F] avantajlarından yararlanan altı tane öneri strateji [S] içermektedir (Tablo 1). Öneri Stratejilerin öncelikli olarak dikkate aldığı GZFT faktörleri çizelgede parantez içinde verilmektedir.

 Fırsatları maksimize etmek için güçlü yönleri kullanan (Maksi-Maksi) Tarımsal Kalkınma Stratejisi [S 1]; (1) Yönetsel ve kurumsal sistemde reformlar, (2) Kırsal alanlarda ekonomik gelişmeyi sağlayacak doğaya zarar vermeyen iş kollarının oluşturulması, (3) AB fonları vb. kaynaklardan yararlanarak ulaşım-altyapı sistemlerinde iyileştirme-dengeli ve çevreye uyumlu altyapı gelişimi, (4) Teşvikler (vergi indirimi, doğrudan ödeme, maliyet paylaşımı vb.), (5) Havza sınırı içindeki tarım alanlarında ekolojik dengeyi bozmayacak, ekolojik tarım uygulamalarının ve alanlarının belirlenmesi, ekolojik tarımın özendirilmesi, (6) Tarımda verimliliği arttırıcı tekniklerin geliştirilmesi, ve (7) En az su gereksinimi sağlayacak tarımsal ürün deseninin benimsenmesi alt stratejilerini içermektedir.

Fırsatları maksimize etmek için güçlü yönleri kullanan (Maksi-Maksi) Çevreye Uyumlu Turizm Gelişmesi: Kırsal Turizm Stratejisi [S 2] havza halkının şikayetçi olduğu istihdam olanaklarının azlığı sorununa karşı çevreye duyarlı bir biçimde yöre ekonomisini iyileştirmeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede [S 2]; (1) Bölgenin doğal kaynaklarını zorlamayan sınırlı (yavaş ve denetimli) turizm gelişimi, (2) Nüfus gelişimini kontrol altında tutma, (3) Yerel ölçekte turizm planlaması-turizmin mekân ve zaman açısından havza geneline yayılması, (4) Turistik istihdamda yöre halkına öncelik verilmesi, (5) Biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatı koruma, (6) Milli Parkların etkin olarak kullanılabilmeleri ve (7) Kıyıda yapılaşma talebinin önüne geçilmesi alt stratejilerini içermektedir.

Zayıf yönleri minimize etmede fırsatların avantajlarından yararlanan (Mini-Maksi) Paydaş Katılımlı Havza Yönetimi (Halk-Kurumlar-Uzmanlar İşbirliği Stratejisi [S 3] havzadaki yönetişim sorununu çözmeye yönelik; (1) Göle ve havzasına ilişkin planlama/karar alma mekanizmalarına su kullanıcılarının katılımı, (2) Bürokrasiyi azaltma, (3) Farklı kurum ve organizasyonların finansal ve teknik konularda birlikte çalışmaları-bilgi paylaşımı, (4) BGH halkının su kalitesi iyileştirme çalışmalarından/sorunlardan haberdar edilmesi, (5) Havzaların izlenmesi ve yönetimi için yeni bilimsel araçların kullanımı, (6) Sadece su ve toprağın korunmasını esas alan bölünmüş yaklaşımlardan ziyade insanların geçim kaynaklarının iyileştirilmesi, (7) Geleneksel bilgiler (halkın deneyimleri, talepleri) ile yeni bilgilerin (bilimsel verilerin) birleştirilmesi, (8) Açık ve paylaşımcı bilgi yolu ile kapsamlı anlama, (9) Öneriye açık uzmanların varlığı, (10) Havzada yer alan yerel yönetimlerin tek tek çalışmak yerine birlikler oluşturarak koordinasyon içinde olmaları, (11) Arazinin ve doğal kaynakların uzun dönem sürdürülebilirlik ilkesine uygun olarak sektör ve alt sektörlere tahsisi, (12) Tahribe uğramış görsel değerlerin ve doğal kaynakların geri kazanımı ve (13) göle ilişkin fayda ve fırsatların eşit paylaşımı alt stratejilerini içermektedir.

Tehditleri minimize etmek için güçlü yönleri kullanan (Maksi-Mini) Kentsel Alandaki Su Tüketiminin Azaltılması Stratejisi [S 4] kentsel alandaki politika değişiklikleri ile su miktarındaki azalma tehdidi karşısında duran bir stratejidir. [S 4]; (1) Endüstriyel su kullanımı azaltmak: Daha az su tüketen teknolojinin tercih edilmesi, (2) Evsel su kullanımını azaltmak: Birey ölçeğinde tasarruf konusunda bilinçlendirme çalışmaları, (3) Yeşil alanların bakımında kullanılan su miktarını azaltmak: Su kaybını en aza indirgeyen sulama teknikleri ve daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi, (4) Atık suların ıslah edilerek bahçe sulama, fabrikalarda soğutma suyu vb. amaçlarla kullanılması, (5) Yağmur sularının kanalizasyon sularından ayrı olarak toplanması, bu yolla göle temiz su takviyesinde bulunmak ve (6) Altyapı iyileştirmeleri alt stratejilerini içermektedir.

Zayıf yönleri azaltan ve tehditlerden kaçınan (Mini-Mini) bir strateji olarak yayılı kaynak kirliliğini önlemeye yönelik geliştirilen Su Kalitesini İyileştirme-Yayılı Kirletici Kontrolü Stratejisi  [S 5]; (1) Göl suyunu doğrudan ya da dolaylı olarak kirletenlerin para ile cezalandırılması, (2) Yasaklamak, kullanmamak yerine akılcı kullanımın tercih edilmesi, (3) Belediyelerin atık su arıtma sistemlerini kurma ve kullanmaları, (4) Tarımsal etkinliklerdeki pestisit ve gübre kullanımının azaltılması, (5) Yerel yönetimlerin çiftçilere kimyasal gübre ve pestisit kullanımı ile ilgili teknik destek vermeleri, eğitim-bilgilendirme çalışmaları, (6) Yapay sulak alanların oluşturulması ve (7) Atık suların doğrudan göle veya göle ulaşan kanallara bırakılmasını önleyici hukuksal düzenlemelerin yapılması alt stratejilerini içermektedir.

Zayıf yönleri azaltan ve tehditlerden kaçınan (Mini-Mini) Kırsal Alanda (Tarımda) Su Kullanımının Düzenlenmesi Stratejisi [S 6] tarımda aşırı su tüketiminin azaltılmasına yönelik; (1) Damla sulama, yağmurlama, nemölçer, gece sulaması vb. az su tüketen sulama yöntemlerine geçilmesi, (2) Mevcut altyapıdaki su kayıplarının azaltılması, (3) Kuraklığa dayanıklı/daha az su kullanımı gerektiren ürünlerin yetiştirilmesi, (4) Etkin su kullanımı konusunda çiftçilerin bilinçlendirilmesi, (5) Suyun fiyatında artış yapma, (6) Sulama projeleri ile göl suyunun azaltılmasına son verilmesi, (7) Kaçak kuyularla yer altı suyunun yoğun kullanımının durdurulması ve (8) Kuyularla su çekimine kota konulması alt stratejilerini içermektedir.

  1. 5. Sonuçlar

Bu çalışmada yerel halk perspektifinden havza yönetiminde başarıyı arttırıcı rol oynayan etkili bir mevcut durum değerlendirmesi yapmada katılımcı GZFT Analizinden yararlanılmıştır. Havza halkının (ve diğer paydaşların) GZFT Analizinde ortaya koyduğu sorunlar ve potansiyellere yönelik halkın öncelikli tercihleri doğrultusunda TFZG Matrisinden yararlanılarak havzada sürdürülebilirliği sağlamayı gerçekleştirebilecek altı alternatif yönetim stratejisi geliştirilmiştir. Halkın katılımı ile belirlenen bu stratejiler havzanın mevcut sorunlarını etkin olarak değerlendirmekte, halkın bakış açısı doğrultusunda geliştirilmelerine bağlı olarak da daha uygulanabilir bir nitelik taşımaktadırlar. Kullanılan yöntem plancı ve karar vericilere havzanın sürdürülebilirliğini sağlama sürecinde halkın önemsediği yönetim stratejilerini anlamada, dolayısıyla halk desteği avantajlarından da yararlanmada fayda sağlamaktadır.

 

KAYNAKÇA

Arslan, E.T., 2010, Analitik hiyerarşi süreci yöntemiyle strateji seçimi: Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde bir uygulama [Online], Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C.15, S.2 s.455-477, Isparta, http://iibf.sdu.edu.tr/dergi/files/2010-2-23.pdf [Ziyaret Tarihi: 1 Nisan 2011]

Beşen, T., 2006, Katılımcı havza planlaması yaklaşımı ile kırsal kalkınma potansiyelinin belirlenmesi üzerine bir araştırma Düzce İli Cumayeri ilçesi Avlıyan Havzası örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Dwivedi, P. and Alavalapati, J.R.R., 2009, Stakeholders’ perceptions on forest biomass-based bioenergy development in the Southern US, Energy Policy, 37, 1999–2007.

Kandakoğlu, A., I. Akgün and Topçu, Y. I., 2007, Strategy development and evaluation in the Battlefield using quantified Swot analytical method [Online], 9th International Symposium on the Analytic Hierarchy Process (August 2-6 2007, Viña del Mar, Chile) Online Proceedings, http://chile2007.isahp.org/ [Ziyaret Tarihi: 1 Ocak 2010].

Kangas J., Kurttila M., Kajanus M. and Kangas A., 2003, Evaluating the management strategies of a forestland estate – the S–O–S approach, Journal of Environmental Management, 69, 349-358.

Koontz, T. M., 2003. The farmer, the planner, and the local citizen in the dell: how collaborative groups plan for farmland preservation, Landscape and Urban Planning, 66 (2003), 19–34.

Lubell, M., 2004, Collaborative watershed management: a view from the grassroots, The Policy Studies Journal, 32(3), 341-361.

Rauch, P., 2007, SWOT analyses and SWOT strategy formulation for forest owner cooperations in Austria, European Journal of Forest Research, 126, 413-420.

Tekeli, İ., 2002, Türkiye’de kent planlamasının yeniden kurumsallaşmasını düzenlerken düşünülmesi gerekenler üzerine, Planlama, 2002(1), TMMOB Şehir Plancıları Odası Yayını, Ankara.

Tekkökoğlu, T., 1997, Çevresel değerlerin yitirilmesine karşı bir araç olarak planlama modeli üzerine bir değerlendirme, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Mimar Sinan Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

Wickramasinghe, V. 2008, Analytical tourism disaster management framework for sustainable tourism following a sudden calamity [Online], PhD dissertation, Division of Engineering and Policy for Cold Regional Environment, Hokkaido University, Japan, http://133.87.123.206/e3/alumni/abstract/Vasantha.pdf [Ziyaret Tarihi: 11 Ocak 2010].

Yavuz, F., 2011, Katılımcı havza planlaması ve yönetimi: Beyşehir Gölü Havzası’nda kritik başarı faktörlerinin değerlendirilmesi, Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya.

Yılmaz, E., 2007, A’WOT tekniği kullanarak katılımcı yaklaşımla proje değerlendirmesi [Online], Doa Dergisi (Journal Of Doa), 13, 1-16, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü, Mersin,  www.doa.gov.tr/doadergisi/doa13/AWOT%20.pdf [Ziyaret Tarihi: 25 Şubat 2011]

Yüksel, İ. and Dağdeviren, M., 2007, Using the analytic network process (ANP) in a SWOT analysis – A case study for a textile firm, Information Sciences, 177 (16), 3364-3382.

[1] Bu çalışma yazarlardan Fadim Yavuz’un Prof.Dr. Tüzin Baycan danışmanlığında hazırladığı “Katılımcı Havza Planlaması ve Yönetimi: Beyşehir Gölü Havzası’nda Kritik Başarı Faktörlerinin Değerlendirilmesi” başlıklı doktora tezine dayalı olarak hazırlanmıştır.

 

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005-2020 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.