AnasayfaÜyelerimizSıkça Sorulanlarİletişim Bilgileri
 

Duyurular

Kentler ve Bulaşıcı Hastalıklar

Tarih : 8 Şubat 2022

Uzm. Dr. Z. Nüket CEYLAN

Enfeksiyon Hastalıkları ve Kln. Mikrobiyoloji Uzmanı

Milyonlarca insanın yaşadığı kentler ortaya çıktıkça, gelişen toplumsal hayat biçimiyle birlikte bazı bulaşıcı hastalıklar kolayca yayılma imkanı bulmuştur. Mikrop; bakteri ya da virüslerin sebep olduğu hastalıklar tarih boyunca salgınlara yol açmış ve kitlesel ölümlere neden olmuştur.

Tarihte yaşanılan büyük salgınların en önemli nedenleri insanların yerleşik hayata geçmeleri, yoğun olarak bir arada yaşamaya başlamış olmalarıdır.

Bu yoğun birliktelik sırasında kişisel hijyen bilinçsizliği, temiz su bulunamaması, tuvaletlerin ve kanalizasyon sistemlerinin olmaması, çöplerin düzenli toplanmaması, evlerin sağlıksız olması, sağlıklı beslenememek, açlık sefalet, iklim değişiklikleri, göçler, büyük depremler, seller, diğer doğal afetler salgınların meydana gelmesinde büyük rol oynamaktadır.

Yerleşik düzene geçerken tarım toplumlarının gelişmesiyle hayvanlar da insanlarla iç içe yaşamaya başlamış ve hayvan kaynaklı salgınlara yol açmıştır.

Tarihte bilinen ilk salgınlar vebadan gelmiştir. Eldeki bilgiler M.Ö 429-426 aşamasında Atina Vebası salgınında 70-100 bin can kaybı olduğunu göstermiştir.

Tarih boyunca salgınlarla nice medeniyetler çöküp, imparatorluklar yıkılmıştır. Veba, Kızamık, Çiçek, Kolera gibi salgın hastalık ve onlara eşlik eden kıtlık, kuraklık milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuştur.

Literatür taramasında kentleri yok eden bilinen en büyük salgınlar; Veba (MÖ:429-426), Çiçek (MS:165-189), Veba (541-542), Viral(?) Kanamalı Ateş (1545-1576), Kızamık (1592-1596), Sıtma (1600-1650), Leptospirozüs (1616-1619), Sarı Humma (1648), Influenza (grip) (1732-1733), Dengue Ateşi (1778), Kolera (1816-1826), Veba (1847-1848), Trypanosomiasis (uyku hastalığı) (1896 – 1906), Poliomyelitis (çocuk felci) (1971), Menenjit (1996), SARS (coronavirus) (2002-2003), MERS (2012), Covid 19 (SARS COV 19) (2019-…)

Yirminci yüzyılda grip pandemileri dünyayı tehdit etti. 1957-1958’de (H2N2), 1968-1969’da (H3N2), 1977-1978’de (H1N1) pandemileri yaşandı. 2005-2008’de Kuş gribi (H5N1), 2009-2010 Domuz gribi (H1N1) yaşandı.

Dünya 2000-2020 yılları arasında altı büyük salgın yaşadı. SARS, Kuş gribi, Domuz gribi, MERS, Ebola (2013) ve Zika (2015) virüs salgınları.

Aralık 2019’da Çin’de başlayıp, hızla yayılan ve büyük can kayıplarına neden olan “Küresel Pandemi” Covid-19 pandemisi. Virüs çıktığından beri mutasyonlara uğrayarak daha kolay bulaşan ve daha ağır, hatta ölümcül olabilen varyantlar ortaya çıkmıştır.

DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) Covid-19 varyantlarının Yunan alfabesindeki harfler ile adlandırmasına karar vermiştir.

Alfa varyantı ilk kez (Aralık 2020) İngiltere’de tespit edildi. Kış aylarında İngiltere’de hakim varyant haline gelip dünyaya yayıldı.

Beta varyantı ilk kez Ekim 2020’de Güney Afrika’da tespit edildi. Genç bireyler arasında daha hızlı yayıldığı gözlendi.

Gamma varyantı; ilk kez Japonya’da Brezilya’dan gelen yolcularda tespit edildi.

Delta varyantı; Mart 2021’de Hindistan’da başladı. Günlük vaka sayıları 400 bine kadar çıktı ve salgının ikinci dalgasının sorumlusu olarak görüldü.

Delta varyantı şu anda dünyada baskın olmaya devam ediyor.

MU varyantı; Ocak 2021’den beri var, C.1.2 varyantı Mayıs 2021’den beri dolaşımda ancak bu iki varyant henüz Delta varyantı gibi endişe verici özelliklere sahip değil.

Küresel iklim değişikliği; atmosferdeki miktarı ve yoğunluğu artan sera gazların neden olduğu küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleridir. Bu iklim değişiklikleri kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik, su baskınları, seller, tayfun, fırtına, hortum vb. hava olaylarında artışlarla kendini göstermektedir.

Dünyamız yaklaşım 40-50 yıldır küresel ısınmanın tehdidi altında. Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan çok çeşitli sağlık sorunları toplum gündemini oluşturuyor.

İklim değişikliğinin sağlık etkileri doğrudan ya da dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır. Doğrudan etkiler arasında sıcak dalgalarına bağlı meydana gelen ve hastanelere başvurularda artışlar bütün ülkelerde görülebilmektedir. DSÖ’ nün raporuna göre 1950 yıllından beri yaklaşık 160.000 kişi doğrudan iklim değişikliğinden ölmüştür. Aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddetinde artışlar olmasıyla enfeksiyon hastalıklarında ve vektörlerle (ara taşıyıcı) bulaşan hastalıklarda artışlar görülmektedir. Bunlar ısınmanın dolaylı etkileridir. Isınmayla birlikte mikropların ve zararlı patojenlerin yayılma alanı da genişlemektedir. Örneğin, İsveç de kışlarından daha ılımlı geçmeye başlamasıyla hastalık taşıyan kenelerin kuzeye doğru yayıldığı görülmüş, birçok hastalığın taşıyıcısı olan sivrisineklerin üremesinin artığı buna bağlı farklı hastalıkların arttığı, yine benzer şekilde fare popülasyonun artmasıyla Hanta virüse bağlı hastalıklarda artışlar olduğu tespit edilmiştir. Fareler Leptospira taşıyıcısıdır ve Weil hastalığına neden olur.

Kene popülâsyonunun çoğalmasıyla Türkiye’de de ölümlere yol açan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığında artışlar olmuştur.

Birleşik Miletlerin 2018’de düzenlediği “iklim paneli”nin raporu küresel ısınmanın 1,5C0 aşması durumunda olumsuz etkilerinin çok büyük olacağı yönündedir.

Sıcaklığın ve yüzeyel suların ısınmasıyla vektör kanamalı enfeksiyon hastalıkları Dang Ateşi ve Sarı Humma gibi hastalıklar, durgun sularda üreyen sivrisineklerden Malaria (sıtma) hastalığı artma göstermektedir.

Asya Kaplan sivrisineği özellikle son iki yıldır hızla artış gösteren Zika, Dang ve Chikungunya hastalıklarını bulaştırmaktadır. Geçirdiğimiz yaz aylarında Asya Kaplan sivrisineği Türkiye’de de sorun yaratmıştır.

Deniz yüzeylerinin ısınması ile fotosentez ve metabolizma hızlandıran toksin salan mikroorganizmaların artmasına ve bazı patojen vibrioların üremesine neden olmaktadır. Bu mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kontamine deniz ürünlerinin tüketilmesi ile gıda zehirlenmeleri görülmektedir. Özellikle immün sistemi baskılanmış kişilerde parahaemolyticus toksini ile kontomine olmuş istiridye tüketimi ölümlere neden olmaktadır.

Kentlerde yıkıma yol açan; seller ve depremlerden sonra olabilecek salgınların nedeni; kalabalık, kötü yaşam koşulları, su, kanalizasyon, elektrik, yol gibi alt yapıda hasar, gıda ve çevre denetim hizmetleri dahil, aksayan rutin sağlık hizmetleri, dezenfektan, ilaç, aşı lojistiğinde bozukluklar, çevre değişiklikleri (örneğin sıtmanın artmasını sağlayacak ve su birikintileri), yiyecek sıkıntısı, açlık, soğuk, ruhsal ve bedensel stresin vücut direncini düşürmesi, bölgeye yardım.. vb nedenler ile yeni gelenlerin yeni patojenler getirmeleri ve kargaşalar olabilir.

Bu salgınların önlenebilmesi için önlemlerin önceden belirlenmesi gerekir. Örneğin tuvaletlerin nasıl olacağının planlanması, çöplerin ne olacağı, sivrisinek, karasinek ve fareler ile mücadele nasıl olacaktır, besin sağlığı nasıl sağlanacaktır, sular nasıl klorlanacaktır… vb.

Hazırlık ne kadar ciddi yapılırsa bulaşıcı hastalık riski o kadar azalacaktır.

Dünya Sağlık Örgütü doğal afetler sonrasında en sık ishal, akut solunum yolu enfeksiyonları, kızamık, sıtma ve açlığa bağlı olarak gelişen beslenme bozukluklarına rastlandığını bildirmiştir.

Dünya Sağlık Örgütüne göre suların klorlanması güvenli içme suyu elde etmenin en ucuz ve kolay yoludur.

Yine de klorlamaya dayanıklı bazı parazitler (Giardia intestinalis gibi) içme suyuyla bulaşma devam edecektir.

Güvenli içme suyunun sağlanamadığı yerlerde Rotavirüs, Adenovirüs, A ve E tipi sarılıklar, Tifo, Dizanteri, Kolera salgınları görülebilir.

Sel ve deprem sırasında toprak, çamur vb. ile kirlenmiş, derin yarası olanlarda Tetanos görülme olasılığı vardır. Tetanos bağışıklaması yapılmalıdır.

Gıda kaynaklı hastalıkların %55’i bakteriler (salmonella), %33’ü virüslerden meydana gelmektedir. 2050’ye kadar gıda kaynaklı hastalıkların %5-20 oranında artacağı tahmin edilmektedir.

Suya ulaşım dünyada en önemli sağlık meselelerinden biridir. Dünyada iki milyardan fazla insan beslenme yetersizliğinden ve temiz suya ulaşamamaktan kaynaklı hastalıklardan muzdariptir.

Günümüzde bilimsel şehircilik ve planlamaya dayanmayan kontrolsüz kentleşme, küresel iklim değişikliği ile birleşince salgınlar, afetler ortaya çıkışı kaçınılmaz olacaktır.

Salgınlar karşısında yakın geçmişte yaşadığımız şekilde dünyamız çaresizliği görecektir.

Küreselleşmenin merkezinde bulunan büyük kentler hastalıkların etkilerini de nispeten küçük şehirlere göre daha fazla hissetmektedirler. Bu bir küresel sorundur, ivedilikle çare aranmalıdır.

Kaynaklar

Pandemide Küresel Kentte Yaşamak: İstanbul’un Covıd-19 Deneyimi 215 Derudder, B., & Taylor, P. J. (2019).

Küresel Isınmanın Canlılar Üzerindeki Etkileri Prof.Dr. Erbil Dursun, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR AD Öğretim Üyesi

Küresel Isınma, İklim Değişikliğinin Solunum Sistemi Üzerine Etkisi ve Büyükşehir Bronşiti F.Ü.Sağ. Bil. Tıp Derg. 2010: 24 (2): 141 – 146 Mesut Çimen Acıbadem Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Yönetimi Bölümü, Sami Öztürk Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, Alerjik Hastalıklar Servisi

Salgın ve Kent: 1347 Veba Salgınının Avrupa’da Sosyal, Politik ve Ekonomik Sonuçları  Year 2014, Volume 5, Issue 12, 60 – 87, 30.04.2014  Kemal Özden  Mustafa Özmat

Ortaçağ Tababeti. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, 1977.

Salgınlar ve Halklar Mcneill.  Çıpa, H. Erdem.  Toplumsal Tarih, S. 22, C. 4, Ekim 1995, 17-22.

Çağlar Boyunca Toplum, Sağlık ve İnsan, Ankara: Eren, Nevzat. 1996.

Antroposen Çağı’nda Pandemi ve Kentlerin Durumu Year 2021, Volume, Issue 41, 21 – 31, 28.06.2021 Erkan Polat  Sümeyye Kahraman 

Enfeksiyon Hastalıklarında Değişen Epidemiyoloji Dr. Recep Öztürk İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Covid-19 Pandemi Sürecinde Şehir Sağlığı Çalışmaları Year 2020, Volume 4, Issue, 147 – 151, 30.04.2020   Pınar Özdemir Deniz  Emine Didem Evci Kiraz 

Van Depreminin Su-Kaynaklı Bazı Bulaşıcı Hastalıklar Üzerine Etkisi  Year 2014, Volume 41, Issue 2, 313 – 318, 01.06.2014  Yasemin Bayram  Mehmet Parlak  Aytekin Çıkman  Cenk Aypak 

Küresel Pandemi (Covıd-19) ve Kent Yönetimlerinin Tepkisi: Londra Belediyesi Örneği Year 2020, Volume 9, Issue 4, 75 – 94, 01.12.2020 Şerif Öner

Pandemi ve Türkiye Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Buzgan

Günün Konusu:  Kentler ve Salgınlar Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (Hasuder) Covıd-19 Görev Grubu

Salgınlar, Afetler ve Kent Mimarlık. 413 | May-June 2020 Eyüp Muhcu, Mimarlar Odası Genel Başkanı

Covıd-19: Lessons For An Urban(İzing) World. One Earth, 2(4), 317–319. Ali, H., & Keil, R. (2006).

Global Cities And The Spread Of İnfectious Disease: The Case Of Severe Acute Respiratory Syndrome (Sars) İn Toronto, Canada. Urban Studies, 43(3), 491–509. Alirol, E, Getaz, L, Stoll, B, Chappuis, F, & Loutan, L. (2010).

Urbanisation And İnfectious Diseases İn A Globalised World. The Lancec İnfectious Disease, 10, 131–141. Bartik, A. W., Bertrand, M., Cullen, Z., Glaeser, E., Luca, M., & Stanton, C. (2020).

Lessons For An Urban(İzing) World. One Earth

Etkinlikler
 
Yayınlar
 
Diğer Yayınlarımız
 
Video Galerisi
 
Fotoğraf Galerisi
 
 
 
Üye Belediyelerimiz
 
 
Anasayfa ÜyelerimizBirlik HakkındaSKB HaberleriÜye Belediye HaberleriYayınlarFotoğraf Galerisiİletişim Bilgileri
© 2005-2020 Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği. Tüm hakları saklıdır.