Doç. Dr. Emel İRGİL
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı E. Öğretim Üyesi
SKB Danışma Kurulu Üyesi
Bir Huron Kızılderili efsanesi der ki: “Eski zamanlarda, toprak verimsiz hale gelip insanlar açlık çektiğinde Ulu Ruh dünyaya insanlığı kurtarmak için genç bir kız göndermiş. Genç kız dünyayı dolaşırken sağ eliyle dokunduğu topraklarda patates, sol eliyle dokunduğu topraklarda ise mısır yetişmiş, oturduğu yerlerde ise tütün.”
Amerikan yerlilerinin geleneksel olarak kullandıkları tütün, Amerika kıtasının keşfedilmesiyle birlikte 1559’da Jean Nicot tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. 1601 yılında da İngiliz gemiciler tütünü İstanbul’a getirmişlerdir (1). Dr. John Hill 1761 yılında tarihteki ilk tütün – kanser ilişkisini inceleyen “Aşırı Enfiye Kullanımına Karşı Önlemler (Cautions Against the Immoderate Use of Snuff) ” adlı araştırmasını yayınlamıştır (2). 1881’de günde 120 000 sigara üreterek 48 kişinin işini yapan ilk sigara sarma makinesi geliştirilmiş ve tütün, endüstrileşmiştir. Tütün şirketleri 20. yüzyılın başlarında kurulmaya başlandı. Hemen sonrasında tröstler oluşturarak, reklam ve duyurularla tüm dünyada tütün kullanımının yaygınlaşmasına neden oldular. Yüzyılın ortasında dünya erişkin nüfusunun % 60-80’i sigara içmekteydi (1). Bağımlılık yapan bir madde olarak kabul edilen tütünün içindeki nikotin maddesi bağımlılık yapmaktadır. Tütün bağımlılığı daha çok alışkanlık yapıcı daha az zevk verici bir bağımlılık türü olarak kabul edilmektedir.
Bir yandan tütün endüstrisi ürettiklerini satmaya çalışırken diğer yandan çeşitli nedenlerle devletler tarafından tütün kullanımına karşı yasaklamalar başlatılmıştır. Tütün 17. ve 18. yüzyılda yangınlara neden olduğu için yasaklanırken 19. yüzyıldan itibaren neden olduğu hastalıklar gözlemlenerek sigara içilmesinin sağlığa zararlı olduğu ortaya konulmuştur. Yapılan pek çok gözlemin sonucunda 1951 yılında Dr. Richard Doll ve Prof. A. Bradford Hill akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasındaki bağlantıyı inceleyen büyük çaplı olgu-kontrol çalışmasını düzenlemişler ve bağlantıyı kanıtlamışlardır (3).
Dünyada ve Türkiye’de tütün kullanımı
Bulaşıcı olmayan (kronik) hastalıkların en önemli nedenleri arasında birinci sırayı alan tütüne karşı 50 yılı aşkın süredir mücadele yürütülmektedir. Genel olarak bugüne kadar karşılaşılan en önemli sağlık tehdidi olarak değerlendirilmektedir. Dünya genelinde 1.3 milyar kullanıcısının bulunduğu tütün, kullanıcılarının yarısını öldürmektedir. Her yıl yaklaşık 7 milyon tütün kullanıcısı, 1.2 milyon ikinci el kullanıcı olmak üzere 8 milyondan fazla kişiyi öldürmektedir. Her 5 ölümden birinin tütüne bağlı olduğu değerlendirilmektedir (4).
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tütün kullanımını “düzenli olarak günde bir sigara içme” olarak tanımlamıştır. Tütün kullanımı gelişmiş ülkelerde giderek azalırken gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle kadınlar arasında giderek artmaktadır. 2025 yılında tütün kullanıcı sayısının 1.6 milyar kişiye ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Tütünün her formu sağlığa zarar verir ve hiç bir koşulda güvenli dozu bulunmamaktadır. Sigara dünya çapında en çok kullanılan formu olmasına karşın nargile, puro, pipo, sarma tütün, çiğneme tütün gibi son zamanlarda daha ön plana çıkan formları da bulunmaktadır. Tütünün tüm formları aynı şekilde sağlığa zarar vermesine karşın kullanıcıl
Paylaş
